Marul İle Linka (Karşılaşmalar Tesadüfleri Sever)

, , 12 comments
Daha önce hiç bir akşam, güneşi bir elimde tutarken ayı diğer elime kondurmamıştı. Hiç bir tesadüf birbirini böylesine kelepçelememişti. 
Akşam üzerini biraz geçerken evden çıkmamış olduğum 8. günü kutlamak üzereydim. Ne işe gitmek ne de okula uğramak, tam 1 haftadır uzaktı bunlar bana. Hüsran derinliklerinin karanlığında boğulurken ben, Linka aradı;

"Marul, hemen hazırlan bugün yüksek lisansımın kutlamasını yapacağız"

Vurmasını beklediğim kıvılcım kulağımda alevlenmişti. "Hemen hazırlanıyorum, bu kadar depresyon yeter" dedim. Günlerdir kılını bile kıpırdatmayan ben en sevdiğim şarkı listesi eşliğinde sıcak bir duşa girdim. Siz diyin 30 ben diyeyim 45 dakika içerisinde tüm hazırlığımı bitirmiştim. Kot ceketimi sırtladığım gibi kendimi otobüs duraklarının yoluna attım. Kulağımda kulaklık evde yarım kalan hangi şarkılar varsa 10 dakikalık yolda ezber bozdurdum.

Kadıköy'e vardığımda güneş tatlı pembesini gökyüzüne bir tokat gibi vurmuş bize el sallıyordu. Vapurların yanaştığı iskeleye yöneldim, Linka inmeden önce varmalıydım oraya. Boğazın kesildiği noktadan Avrupa'ya baktım. Günlerdir dışarı çıkmadığımdan mıdır bilmem ama tüm İstanbul'u bir nefeste çektim içime. Heyecanla izledim insanları, nereden geldiklerini nereye gideceklerini düşünürken hikayeler kurdum. Tam da o anda kulağımda çalan şarkı Unders-Syria'dı. Karşımda bir çocuk duruyordu, yaklaşık benimle aynı boyda diyebilirdim. Sanki ikizimmiş gibi aynı kot ceketi giyiyorduk ya da kararmaya başlayan havanın yanılgısında ben öyle hissediyordum.

"Kim bilir, kimi bekliyordu?" İçimde garip bir sıcaklık oldu. Hafif bir meltem esti ensemden rıhtıma doğru. Saçlarına gitti eli, göz göze geldik. Utanmıştım hissettiğim sıcaklığın etkisiyle. Gözlerimi kaçırdım ve durduğum yerden biraz daha ileri geçtim. Açık kumral saçları "ten ten" diye tabir ettiğim bir kesime sahipti. Uzaktan izlemeye devam ettim onu. Bir kaç dakika sonra yanına 3 adamın daha geldiğini gördüm. "İşte bu kadardı Marul ne bekliyordun ki? Dizi mi çekiyoruz burada" dedim kendime ve savunma mekanizmamın devreye girdiği saniyelerde Linka geldi yanıma. Küçük kutlamamızı gerçekleştirmek için, her zaman gittiğimiz bara arkama bile bakmadan yol aldım.

Oturup sohbet etmemizin üzerinden 1 saat geçmiş olmalıydı ki Lemur abi yanımıza gelip sohbetimize dahil oldu. Lemur abi barın sahibinden de öte bir çalışandı bizim için; "Marul bugün üzgün gördüm seni."
Aslında üzgün değildim, gerçekleşmesini umduğum planlarımı yoluna koymak için büyük bir heyecan duyuyordum sadece. İkinci 50'likler söylendi. Barın içerisinden bangır bangır müzik sesi geliyordu. "Yine aynı liste mi acaba Lemur Bey" dedim gülerek. "Hayır, senin için değiştirdim bu akşam"

İşte hayatımın dönüm noktası başlıyordu. Bir anda Unders-Syria çalmaya başladı, içime tarifi imkansız bir his doldu. "Ben biraz içeri gidiyorum" diyerek kalktım Linka otururken masada. Lemur abi ile sohbet etmek için 5 dakikamı daha vermenin doğru olacağını düşünüyordum. Ayağa kalktığım anda şarkının da verdiği sarhoşluk ile gözlerimin bir hayal ile süslendiğine emindim. Ancak bu hayal olamazdı, rıhtımda gördüğüm çocuk karşımda duruyordu.

"Marul, kendine gel!" dedim.

...


12 yorum:

  1. Böylesi tesadüfler güzel olur bence.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dimi hayat ne kadar da tuhaf bazen böyle tesadüflerle :)) Teşekkürler :)

      Sil
  2. "Aşk tesadüfleri sever" filmi aklıma geldi. 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esin kaynağı olmuş olabilir bir anı oldu. :))

      Sil
  3. ha ha evet bak hüzün yok şirin olmuş bu, herhalde içinde gerçek var, yani bara filan gittin arkadaşlarınla, böyle bir hikaye hayal etmiş olmalısın. devamı gelcek gibi sanki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Minnak bir gerçeklik payı var gibi olabilir. Devamı gelir mi yoksa bambaşka bir Marul hikayesi mi gelir onu artık zaman söyleyecek :))

      Sil
  4. Yazınızı ilgiyle okudum ve beğendim. İzleyiciniz oldum. Sizi de benim yazı ve şiirlerimi okuyupo yorumlamaya,blogumu zilemeye davet ediyorum.
    www.erhantigli.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim edeceğim en kısa zamanda emeğinize sağlık ☺️

      Sil
  5. Yazının ön sözü çok çarpıcı; okurda sahici bir heyecan uyandırıyor. Ama başlangıç kısmı bu denli güçlü diye mi bilmiyorum, devamında aynı etkiyi bulamadım. Bu zamana dek okuduğum kadarıyla sen aynı metni kesinlikle daha iyi yazabilirsin. Belki bir süre sonra bunu denemek istersin :) Böyle bir şey demek belki doğru değil, ama o ön sözün hissini yazının devamında da istemek -bu çok öznel bir durum olsa da- bir okur olarak küçük bir ricam :)) Neşeli sevgilerle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine çok güzel incelemişsin yazıyı gözlerine sağlık, çok teşekkür ederim. Evet devamı bence de biraz yavan oldu. Kelimeleri dans ettirmekten vazgeçesim geldi o an sanırım. Biraz daha düz şeyler çıktı. her gün yazdığım bir günlükmüş gibi oldu. Deneme yanılma oldu sanırım. Söylediklerini dikkat alacağım kesinlikle çok teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Bırak blog mahallemizi, "gerçek" hayatta bile kimseden daha önce duymadığım bir iyi dilekte bulundun: "Gözlerine sağlık." Ne güzelmiş bu laf :)

      Sil
    3. Bu ince ince işlenen yoruma az bile :))

      Sil