21 Kasım 2016 Pazartesi

Sahte 200lük Hatrı

"Şu kapıdan çıkan kimse geri dönmedi. Evim en alt kattaydı atlayanlar ölmedi..."


Siyah ile beyazı ayırt etmek güzelim, en zoru bu olmalıydı hayatta. Tırnaklarında bile gri ojeler varken, iki uç noktayı yaşamaktı...

"Mutlu olmak için bir şeyler mi bulmalıydı?" yoksa "Bir şeyler için mi mutlu olunmalı?"

Gece saat 10'a çeyrek kala bir yıl önce bugün. Karanlığa dönen ruhun yeniden aydınlanma yolunu seçmişken, yapış yapış tenin gölgeler arasında kayboldu. Işıklarda durdu ve yerde 200 lira buldu. Heyecanla sarıldı, belki baş başa birer kadeh şarap içmekti istediği. Asansöre koştu, ama para hala sahteydi...

Tek fark o zamanlar üzülmek yoktu, mutsuzlukların içinde elini tutan el ile mutlu olurdu. Şimdi ne o sahte para kaldı ne de içinden çıkılacak bir mutsuzluk.

Ve insanların kalbine boş gözlerle bakmak neydi azizim?
-Yeri hiç dolmayacak bir kalbi onaramamaktı...

Belki de hikaye bundan bitti, sonuçta acı çektirmen değil acı çekmen güzeldi, sonuç olarak sahte 200lüğün bile hatrı kalmadı onda...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder