18 Ocak 2017 Çarşamba

Bir Kayra Benden Öte


Meksika'da bir gün ve ben kendimde Kayra denen herifi görüyorum. Hayattan bu denli nefret edişi ve size binlerce neden sunabileceği gerçeğiyle anlatıyor her şeyi. Tek farkımız kalıyor ki o da; gittiği her ülkede farklı bir dünyada farklı bir kadınla sevişip, ardından karşındakinin de insan olduğunu unutup, kendi yaraları hissizleşene kadar onları dövmesi. Aslında düşünüyorum da yaşattığı his doruklarda olsa gerek, kalbinde açılan binlerce yarayı görselleştirmesi. Yine de şansımı denemek bile istemiyorum çünkü bir erkeği geçtim ki bir insanı öldüresiye dövecek riyakarlığı kendimde göremiyorum. Her nedene bir sonuç yaratmak geçmiyor içimden ve bir kaç adım geriden izliyorum Kayra'yı...
Sonra anlıyorum ki onu öldürmek isteyen adamın da aslında Kayra'dan bir çok şeyi kendinde buluşundan kaynaklı. Ne ilginçtir ki, hiç bir boşluk, hata bu iki adamı birbirinden ayıramıyor. Herkesi terk edebiliyorlar ancak birbirlerinden asla uzaklaşamıyorlar. Bir ara geliyor ve ölümü anıyor gözlerinde Kayra, "en fazla 10 yıl, durmadan içerim ve yeniden esrarın ötesine geçerim. Beynim öldüğü zaman bende her şeyi unuturum." diyor. Kendini terk etmeyi seçiyor yine...

Bende yeniden kendimi terk etmeyi seçmişken zihnimin griliklerinde, Şefika'da beni terk etmeyi düşlemiş gibi kapıdan çıkıp gidiyor. Gitmek istediği ortadaydı, o da terk ediyordu beni ve bir adım attı bile açık olan büyük kapıdan. İşte o an yeniden korkuyu hissettim, kalbim kırılmıştı çoktan. Gözlerim kocaman açıldı şokun nacizane etkisiyle, hızlı bir hamleyle kendimi üzerine doğru attım. "Bugün kavga etmiş olabiliriz, defalarca susmuş olabiliriz. Hayatımızı zaman zaman zora sokmuş da olabiliriz ama unuttun mu ben sana ne zaman sarılsam minik ses tellerin beni onaylar şekilde gırıldardı. Ne çabuk unuttun ne olursa olsun sarıldığımızda birbirimize iyi geldiğimizi." Kedi bu canım! ne anlar diyeceksiniz, ama o an gözleriyle bana çok şey anlattığını gördüm. 2 yıldan sonra ilk defa bebekliğinden gelen savunmasını bir kenara bırakıp iki patisininde uzamış olan tırnaklarını içeri sokup boynuma dayadı kafasını. "Biliyorum ne olursa olsun bırakmaz dediğim seni bile kaybediyordum." Saatlerdir küçücük bir yaramazlık bile yapmadan bacaklarımın arasında benimle birlikte Kayra'yı canlandırıyor gözlerinde. 

Olmak istediğim ama her şeyi geride bırakamayacak kadar yorgun düştüğüm hayalim. Sen yaz ben okuyayım, bu karakterler biz olmadan hayata tutunamaz. Her karakteri empati ile okuyun...

Ve size de sorarlarsa hayatta ne yaptın diye;

"Yalnız kaldım, kalabildim! Altı milyarın arasında doğdum ve hiç birine çarpmadan geçtim aralarından..."

                                                                                -Hakan Günday

2 yorum:

  1. Okunacak o kadar çok şey var ki bilmediğim yazılarla, kitaplarla karşılaşınca bir tuhaf oluyorum. Zaman akıp gidiyor ve ben hepsini okuyamayacağım duygusu kuşatıyor dört yanımı. Bu yazı bana o duyguyu derinden yaşattı :) Paylaşım için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım ki dilediğince, seni mutlu edebilecek yoğunlukta kitaplar okumaya devam edersin. Bunu hissediyor olabilmen bile günümüzde insanlara bakınca çok özel bir duygu olduğunu söylemeliyim asıl ben teşekkür ederim :)

      Sil