7 Ekim 2016 Cuma

Duvar

"Artık en tepedeyim ve çakılmayı beklerken, ne yaşıyorum ne de ölebiliyorum."



Mayakovski demiş ki;

"-Hayatın en hüzünlü anı, mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın andır."

Benim de zihnimden kalbime uzanan tonla sen, sen kadar da acı var işte.

İçimde büyük bir savaş ve gittikçe katlanan bir karmaşa. Unutamamak değil bu savaş, aksine unutmaya korkmak ve istememek unutmayı seni. Bir an bile düşüncelerim senden uzaklaşsa; kramplar ve avuç avuç bulantılar.

Büyük bir kalıp varsay içimi, yarısı ağzına kadar dolu. Diğer yarısı ise uzakta olduğun her an kadar boş.

Ve zehirler dolusu sigara, ciğerlerim küfretmemek için zor tutuyor kendini.

Değer mi diyor, her yandan binlerce ses "değer mi?"
- İsterse binlerce yıl hapsolsun kalbim ve ruhum bedenimi acıyla terk etsin ki "değer diyorum"

Yeter ki bir gün gelsin, çünkü yüreğim tek pencereli bir duvarsa en güzel manzarası onun derin gözlerinde gizli.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder