3 Kasım 2016 Perşembe

Hikayenin Sonu

"Hep bir son yazılıydı ve yarın her şey gerçekten bitecekti. Gideceğini bilseydim geçmiş tüm yarınlarda sana daha sıkı sarılırdım..." 



Gözlerim son kez kapıda takılır kalıyor bu gece. Arkandan gelemiyorum yine, çöktüğüm yerde kalakalmışım. İlerlemek çok kolay aslında, ne de olsa hayat bir şekilde devam ediyor. Geçmişi ellerimden çekip alıyorsun...

Aslında acıyı sevmiyorum, sadece acı beni sana daha yakın tutuyor. Mutlu olsam, silinip gitmenden korkuyor aklım. Kendimi sana anlatmanın tek yolu boş sayfalardan geçiyor. Hepsi her gün binlerce kelimeyle dolup taşıyor, ancak hiç biri sana ulaşmıyor. Yine ve yeniden bir elveda poşetlerden taşıyor, ne son bir sarılma ne de son bir söz. Yine söylenecek ne varsa kalbimde yanıyor.

Kim elini uzatsa ellerim kayıyor. Bu dipsiz kuyudan ellerim kanaya kanaya tek başıma çıkmaya çalışmaktan başka şansım kalmıyor. İki adım ilerlesem on adım geri düşüyorum.

Şimdiden, kalbini titretecek olan insandan nefret ediyorum. Doğmamış olmasını diliyorum sadece. Ve düşünmüyor da değilim bizim çocuklarımız kim bilir kimlerin kalbini çalacak diye. Ancak o kadar yaşamak isteyeceğime emin olamıyorum.

İçimde kocaman bir hastalık ve ruhumu kemirirken, acının ardına gülümseyen gözlerle saklanıyorum. Sende bilirsin zaten insanlara somurtmayı hiç sevmezdim.

Son bir kez karşıma çık ve içimde ne varsa al kendinle beraber götür. Bir bahar günü sevmiştik birbirimizi ve yine bir bahar günü geldi çattı bu hikayenin sonu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder