16 Aralık 2016 Cuma

Boş Raflar

" Mutluluk. Gözlerim ile beynimin arasında geçirdiğim son kavram o kadar saçmaydı ki, bir tebessüm oturdu suratımın tam ortasına. Ve Kinyas gelmiş, bana yeniden yükselmemi söylüyordu. Paraşütünü açmış bir adamdan uçağa dönmesini beklemek gibi."
                                                                                             Kinyas Ve Kayra

Boğazımda bir yanık şimdi, sensiz geçirdiğim ve geçireceğim bütün cuma akşamlarına içiyorum. Yeni bir yıla girmekten bile korkar oldum.

Ve yılbaşı şekerlerimiz takıldı gözüme bu gece. Aylardır içinden bir tane bile eksilmemişti, zaten sensiz onların tadını çıkarmakta bir işkenceydi.



Her rafta bir sen vardı, asla benden gitmeyecek olan. Kafamı yastığa ne zaman koysam seninle kapattığım ve her sabah seninle açtığım gözlerim kör olmuştu sanki. Şimdi ise boş bir çerçeve kaldı baş ucumda, yerine annemi babamı bile koyamadığım.

Her gece Şefika ile uyur oldum. Bir gece gelmese içimde dayanılmaz bir boşluk, çünkü ne zaman birlikte kalsak üçümüz uyurduk. Sonra doya doya, kokusunu içime çeke çeke öpüyorum her gün onu. Sanki senden bana kalan bir mucizeymiş gibi her an özlüyorum.

Burada her şey yerli yerinde aslında. Sensiz boyamaya kıyamadığım duvarlarım bile yamalı hala. Şarap şişelerimiz bir kenarda özlemle anıyorlar seni zannedersin.

Gözüm camda takılı kalıyor, çoğu zaman sanrılar yaratıyorum kendime seninle ilgili. Kulağımda tek bir cümle "Bundan sadece bir kaç yıl sonra, yeni montlarımızı aldıktan sonra bir kahve içip buradan birlikte çıkarak kendi evimize gideceğiz."

İşte o günün gelmeyeceği olasılığı, boğazımda düğüm gibi kalan bir hayata dönüşüyor. Kimse benden bir şeyler beklemez oluyor, 8 aydır bir kez bile yemek yapamamam gibi.

Yine raflar boş kalıyor, her şey bir dolu çekmecede ve bu eksiklik beni hiç yalnız bırakmıyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder