31 Aralık 2016 Cumartesi

Saykodelik

Şu saate kadar mutlu olabilmek için elimden ne gelirse yaptım. Hayatımda ilk defa böylesine yapayalnız bir yılbaşı geçiriyorum. Ne ailem, ne arkadaşlarım ne de sevdiğim insan yanımda değil bugün. Öbür yandan küçük kedişim ve sigaram kesinlikle yanımda.

Işıkları kıstım bu gece her yerde sanki birer mum ve sis altında bir dağ. Kulağımda en sevdiğimiz şarkılar, kasetlerden dökülüyor. Gözüm kesinlikle, dışarıda karanlığın içinde gölgeni arıyor. Bulamayacağını bildiğinden gölgene odaklanıyor sadece.

"1 geçmiş senede "hayır!" demeyi öğrendim mesela. Ne kadar iyi öğrendiysem bir o kadar da seni özledim. Fotoğraflarımız da hala durur mesela silemedim."

Yatağın üzerinde bir ışık pırıltısı, şiddetle çektiği etki ve sanki bir anının, zihnimize biranda çarpması gibi.

İşte bu yüzden saatler geçtikçe kafam daha da ağırlaşmaya başlayacak. Hayal etmekten ve anımsamaktan korktuğum için. Sanki bir ruhum yokmuş gibi uyumaya başladığım zaman. Bütün bir senenin tüm acıları bir günde uçar gider mi sırtımdan.

Dişler çoktan kasılmaya başladı bile, kırmamak için ne yapıyorduk. Bir şeyler çiğniyorduk ve bunu ben unutmuş gibiyim.

Rock mı yoksa arabesk mi yapmalıyım der gibi ruhum. İkisi de isyan yöntemi değil mi zaten neyin seçimi olabilir ki bu ?

Dünün aksine ölümden çok daha fazla korktum bugün. Sen olmadan gittiğim her yerde bir korku yaşadım, güvensizdi benim için.

Ve ne yazdığımın farkında bile değilim yeniden, sadece canım hala çok yanıyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder