31 Ocak 2017 Salı

Bu Ağırlık

"Unutur muyum hiç. Onunla ne hayaller, ne umutlar, ne planlar kurmuştum. Hatta ona kalbimden de söz ederdim; Güler diye korkardım... Öldü bir kere daha da dirilmedi. Nereye gitti bütün bunlar, niçin bu ateş söndü? Anlamıyorum. Başımdan öyle büyük felaketlerde geçmedi, kasırgalarda geçmedi. Hiç bir şey kaybetmedim. Vicdanımda hiç bir leke yok, cam gibi tertemiz, gururumu kıracak hiç bir şey olmadı. Tanrı bilir niçin hayatım böyle harcandı gitti."

Işıkları sönmüş parka bakan pencereden uzanmış saçlarım rüzgarın azizliğine kapılmış savrulurken, soğuk havayı ciğerlerime çekiyorum. Yaşadığımı hissetmeye çalışıyorum. Zihnime çekmeye çalıştığım perdeler uçuşuyor dört bir yanımda. Manasız bir şekilde bu gece seni çok özlüyorum, sanki içim içime çekiliyor. Sigaramın dumanı havaya karışırken gözlerimden akan yaşlar hayallerimizle dolup taşıyor. Midem bulanıyor, soğuk almış bir beden gibi hasta olmaya ilerliyorum.

Tecrübe kazanmaya devam ettikçe, insanlara daha az yaklaşır oluyorum. Uzaklaşıyorum tüm hayallerden birer birer ve hayata yeniden sırtımı dönüyorum bu gece. Affetmek istiyorum başta kendimi ama asla unutmak olamaz diyorum. Sonsuz bir acıyla özlemeye devam ediyorum en derin hücrelerimde hissederken nefesini.

Unutacağım tüm acıları diye söz verdim, sil baştan hayata atılabilmek için. Neredeyse 1 yıl olacak yolumu bulamadım bir türlü sensiz. Ellerim her zamankinden daha çok terli ve ruhum her zamankinden daha uzak yaşayanların dünyasına. Annem de gidecek şimdi ve ben yeniden kendimle baş başa kalmaya devam edeceğim. Baş ediyorum ancak bitiremiyorum bu ağzı sonuna kadar dolu acıyı. Hayatta bir kez aşık oldum ve kimseleri koyamıyorum yerine. Öyle garip beynim, ağır şimdi anlatamıyorum kendimi.

Tezer Özlü'den bir alıntı ile kapatıyorum şimdi her şeyi;

"İnsan ne denli derin düşünebiliyorsa. Sevgisi o denli derindir. Ve acısı da o denli büyük."

Şimdi de gel anlat beynim kalbime nasıl geçer bu ağırlık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder