8 Ocak 2017 Pazar

Dünlük

Bu sabah babamın "Hani senin tütüncü de çalışan arkadaşın vardı. Hala küsmüsünüz? Beni unuttu ne güzeldi hazırladığı şey." diyerek beni uyandırmasıyla başladı. 2 Haftada bir düzenli olarak bana bunu hatırlatmaya devam ediyor. Sevinsem mi üzülsem mi arada kalıyorum. "O artık yok babacım, ben bir şekilde hallederim." derken yüreğim az sızlamıyor değil. Sonra dönüp bana "Sen ne biçim arkadaşsın, yanında durmuyor insanlar hayret bir şey." dediğinde ruhumun en ince duyguları hayal kırıklığıyla doluyor. Babam da bir şekilde kabullenemiyor gidişini, çünkü sen varken ne kadar mutlu bir insan olduğumu biliyor. Belki de annemden daha çok babam yeniden konuşmamızı istiyor.

kar taksim ile ilgili görsel sonucu
Biraz dünden bahsedecek olursak; deli gibi yağan karın, almanca kursunu kesinlikle iptal edemediği bir lanete koştuk. Dizime kadar gelen karlı yolu yarılayıp, azimle Üsküdar'dan Taksim'e geçtim. Oysa ki ayağıma kar değmesinden o kadar çok korkuyordum ki. Senle geçirdiğim her günü, her mevsimi tek başıma yaşamaya başladım. Bir şekilde üstesinden geliyorum. Biliyorum ne kadar çok abarttın yeter artık diyorsunuz ama insan kolay kolay bırakamıyor sonsuz sevgiyle tutunduğu ruhları.

Sonra akşam Erol, Eren ve Büşra ponçiklerime sınav için not hazırlayıp kendimi rahatlatmak için bir sigara yaktım. Oturup video izlemeye başladım. Bir annenin 8.5 aylık bebeğini kaybettikten sonra yaşadıklarını anlattığı bir vlog'a rastladım. Tüm içtenliğimle söylüyorum, belki gerçekten anlayamam ama bir şekilde etkisi altına girdiğim konuşma beni hunharca empati kurmaya itti. Kalbim derinden yaralandı ve içimde sanki hiç yok olmayacak bir boşluk oluştu. Biliyorum ben "o"nun beni terk edişi üzerine perçinledim bu acıyı ruhuma ve aslında evlat acısının yanına yaklaşamaz bile. Ancak öyle bir psikolojiye büründü ki bedenim, acı çeken tüm insanların üzüntülerine son vermek istedim. Bir nefesle içime çekmek kurtarmak istedim herkesi.

yalnızlık tumblr ile ilgili görsel sonucuBende kitaplara sığındım acımı yok etsin, yok edemese bile içine alıp hafifletsin diye. Kendimi çokça geliştirmek istedim ama anladım ki ne kadar çok şey bilirsen aslında o kadar çokta düşünmeye başlamıştım seni. Öğrendiğim her yeni bilgiyi, senle paylaşamamıştım ve saatlerce oturup bunun üzerine sohbet edememiştim. Ruhumu en çok yaralayan şeylerden biri de bu oldu. Zamanında yanımda sevdiğim adam olarak kalmanı bir kenarı koydum ve her şeyden önce arkadaşlığını özledim. Ve her zaman şuna inandım, birbirimizden çaldığımız zamanlar ve hayallerden daha çoktu birbirimize kazandırdığımız şeyler. (en azından benim için)

Ben senin gidişinle dünyanın dipsiz çukuruna çakılıp kaldım. Çıkmaya çalıştıkça ellerini aradım aydınlıklarda. Ben zamanında kendimi sende buldum ve sende kaybettim. Şimdi nasıl unutabilirim seni ve nasıl üzülmem beni bırakıp gidişine.

6 yorum:

  1. Üzüldüm içim acıdı yazdıklarınızı okurken. Ama benim kelimelerim yeterli değil bir şeyler yazmaya. İnşallah Cennette buluşursunuz. Sevgiler ve kitaplar dünyada ki en güzel sığınak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi, umarım cennete kavuşmadan önce buluşuruz, özlem nefes alırken biter. Çok teşekkür ederim okuduğunuz ve duygularınızı dile getirdiğiniz için. :)

      Sil
    2. Ya affedersiniz 🙈 Allah kalbinize göre versin o zaman 😊😊

      Sil
    3. Rica ederim ne özrü, benim anlatımımın algılanışı olduysa ben özür dilerim ve aynı zamanda ilginiz içinde çok teşekkür ederim :)

      Sil
  2. ''you still dream about the person lost in your memory, fabricated by your nostalgia and romanticized by your broken heart''

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thank you for your observation. That's true

      Sil