8 Ocak 2017 Pazar

Paranoyak

"Ellerinin ellerimden iyice uzaklaşması ruhuma büyük bir ateş yaymaya devam ederken, hala gelip benimle konuşmanı bekliyorum ancak yoksun hala. Zaman geçtikçe daha çok korkuyorum ve bunu çevreme yansıtmaktan çekinir oldum. Artık ilk başında olduğundan daha çok acı çekiyorum ve uykularımdan korkuyorum. Çünkü seni görebildiğim tek yer orasıyken ben uyanmak istemiyorum. Neden kopamıyorum ? Sadece içimden geçenleri satırlara işliyorum ruhumla birlikte ama sana ulaşamıyorum. Bu kez yıkıldım ve yürüyemiyorum. Her güne ruh çatlatan bir hastalıkla uyanıyor gibiyim, deliriyorum sensiz deliyorum sadece. Ve her gün azalacağı yerde seni daha çok özlüyorum adamım."

Ne zaman derse başlasak ve ben seni görsem yan sıralardan birinde, böyle bir iki cümle karalıyorum. Defterlerim onlarcasıyla dolu. 

Bu aralar beni paranoyaklaştırmaya başlayan şeye, karşı koyamamaya başladım artık. Önce sıcak basmaya başladı aynı zamanda üşüyordum da ikisi arasında gidip gelirken, vücudumun huzursuz bir şekilde hareketini gözlemledim. Aklımda canlanan tek sahne gelip beni sakinleştirmen oldu. Artık ne zaman böyle hissetsem telefonumu kapatır oldum, kimsenin  bana boş yere "yapma bunu" diye çemkirmesini kaldıramıyordum. Anında sinirlerim tepeme çıkıyor ve durduk yere insanları kırmaya başlıyordum. 

Kimseye anlatamıyorum ve sana ulaşamıyorum ki anlatayım. Döngünün içinde kıvranıp duruyorum sadece. En azından rüyalarımda bana yardım etmeni diliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder