22 Ocak 2017 Pazar

Kadın İle Erkek

Aşkın gözü her zaman olduğu gibi kördü ve kusurları görmekte çok geç kalıyordu. Önemli olan, var olanı tüm kusurlarıyla sevebilmekti. Gerçek aşk ruhtan ibaretti. Ne zaman ki aşkın bitti kusurlar seni birer birer itti bağlandığın ruhtan. 


Aşkı sonsuz sevgiye dönüştürebilmekti, çünkü ne olursa olsun her aşk biterdi. Bunu da en iyi özetleyen Mantıku't-tayr Destanıydı ve ne zaman okusam gerçek yüzüme vurulurdu bir kez daha;

Bir erkek bir kadını seviyordu ve onu görmek için aceleci davranıyordu fakat aralarında koca bir nehir vardı..

Kadının duvarları yeşil renkli olan evi Dicle'nin karşı kıyısındaydı. erkeğin evi ırmağın beri kıyısında kaldıysa da kadının aşkı, onun aklını başından almıştı. erkeğin gönlü aşk hevesine kapıldıkça Dicle'ye girip karşı kıyısına geçerdi ve bu 10 yıl boyunca bu şekilde devam etti. bir gün erkek kadına ''bugün gözünde bir leke gördüm. bu leke dün gözünde yoktu.'' dedi. kadın; ''artık geçmek için Dicle'ye girme ve ömrünün boyununa vurma!'' dedi. 

Erkek devam etti; "ben on senedir bu ırmağı geçiyorum ve Dicle'yi bir damla su gibi içiyorum. bir manda gibi her gün suya giriyorken, şimdi neden artık girme diyorsun?'' kadın cevapladı; ''ey canım, bu leke benim gözümde on senedir mevcut. Dicle'ye hiç çekinmeden giren ve baktığında gözümdeki lekeyi görmeyen, aşk idi. madem aşkın bitti, Dicle'ye bir adım atarsan boğulu verirsin.'
O adam bu sırrı kavrayamadı ve ırmağa girip boğuldu.

Kendini bulmalısın başta, kendine inanmalısın ki sevdiğin de varlığını sürdürebilsin. Kendine olan inancın kaybolduğu zaman kusurlarda, devalarda batmaya başlar göze. Bende sende kendimi bulduğum için bu kadar zorlanıyorum hayatta. Umarım sende kendini başta içinde sonra da mutlu olabileceğin birinde bulur ve anlarsın bir gün beni...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder