7 Mart 2017 Salı

İnsan İnsan Olduğu Kadar


"İsyan olmuş deprem olmuş 

Yuvam, sevenim, annem dilsiz sırdaş, melek olmuş, sağır 
Mahrum her sözüm çığlık, feryat, figan olmuş 
Gül canım kızım, siyah halinden sorumlu var..."

Eve döndüğümden beri kapılar sanki yokmuşum gibi üzerime kitlenmeye başladı. Anahtarı bulana kadar evden çıkamayacak kadar zaman harcıyorum...

Bir hafta süren mutluluğumun ardına sinsice gizlenen anksiyetem bu sabah kendini büyük bir yoksunluk kriziyle ele verdi. Zaten geçirdiğim insomnia beni yeterince yormuyormuş gibi. Birde iyi mi acaba diye insanlara deli gibi sorduğum dakikalar uçup gidiyor hayatımdan. 

Göz yaşlarıma şahit olan yastığım bile artık benden nefret ederken, buzdolabının acı tıkırtısı eşliğinde sabahın 7sinden 8e kadar karşısında oturup döktüğüm tonlarca yaş. 

Yine nefes alamadığımı hissediyorum, kayboldum bugün. Işığa doğru koştukça karanlığın içinde sürüklenip duruyorum. Masamda tonlarca ilaç, bazen hepsini aynı anda içip gerçekten ışığı yakalamak istiyorum. 

Aylar sonra bugünlerden birinde terk edildim, ne saate bakabiliyorum ne de geçen günlerin ismine. 1 yılı devirmeye az kala çaresizlikten ölmenin yanı sıra, duruşumu takdir edenlerin gölgesinden de kaçamıyorum. Benim için büyük travma devam ediyor ya sende havalar nasıl bugünlerde. Eminim ki mutsuzluğunun içinde çok mutlusun. Adı "bir ben" olan büyük bir dert yok başında ve ne kadar hayat seni yorsa da mutlusun. Öyle de olmaya devam et. 

Benim için uyku denen bir güzellik yok hala, deli gibi canımı yakmaya devam ediyorsun farkında olmadan. Daha önce birini hiç bu kadar üzmüş müydün? 
Neyse sana kızmıyorum zaten, en azından parçalanışımı karşıma geçip izlemiyorsun. Uzak durmakta da haklısın sonuçta hayatını yoluna koyman gerekli. Bu yüzden kızmıyorum sana. 

Peki, birinin hiç benim kadar ihtiyacı oldu mu sana? Tamam haklısın, yardım etmek zorunda değilsin sonuçta ben, senin için yoldan geçen herhangi bir insanım artık...

Söylemiştin yaralanacaksın, daha çok üzüleceksin bu hayatta diye. Sadece bu yarayı senden beklemediğim için affet. Ve tabi sende açtığım yaralar yüzünden beni terk edişini affet. 

Her güzel şey bir gün biter, zaten kim ister ki bitmesini ancak biter işte canın sağ olsun. 

Bir "Adamlar" konseri yok ki gidelim, iki kafa dağıtalım. 

"Abi kafanda kurbağa var Abi kafanda kurup kurup Vuruyosun oğa buğa Yaşlı bi kurbağa var Bin yaşında var Başında sis var kurbağanın Altında sen var Sen bi salondasın, sanıyosun ki okyanustasın ama işte Salondasın, yanında ismet var İsmetler gider ismetler kalır Sen başarırsın ismet sevinir Gerisi eski püskü boktan sandıklarda çürür Sen düşersin ismet kaldırır..."

2 yorum:

  1. Valla ne desem bilemiyorum. Bir insana ben senin acılarını, sıkıntılarını çok keyifle okuyorum denmez tabii, nasıl anlatsam bilemiyorum bu yüzden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlıyorum ben seni ve binlerce teşekkür ederim. Ortak olduğun için duygularıma :)

      Sil