25 Aralık 2016 Pazar

Babamdan Öte

2 yıl önce bugün canımdan çok sevdiğim, yıllarca annem ile babamı göremezken her anımda yanımda olan insanı kaybettim. Son günlerini baş ucunda geçirememişliğin getirdiği burukluğu yaşarım hala. Oysa o, ben ne zaman hasta olsam yanımda olamasa bile telefon ile arar iyi olduğumu bilmek isterdi.

Aramadığım zaman küserdi, ama anlık kırgınlıkları görür görmez beni yüzünde güller açardı. Arada bilmediğimi unutur ve Çerkesce bir şeyler mırıldanır, anlamam için bir iki saniye susar beklerdi. Bende inatmış gibi, kızdıklarında duymayayım diye öğrenmemek için elimden geleni yapardım.

Her gün sabahın 5 inde uyanır sırtımda kocaman çanta, yarı uykulu gözlerle giderdim yanına. Uyanır uyanmaz anneanneme "Sucuk pişir benim kızıma" diye bağırırdı yataktan. Kendisi de çok severdi ama yine kıyamaz en çok bana verirdi. Her gün okula götürürdü beni ve ben her çıkışta, utanarak altıma yaptığımı gizlemeye çalışırken; her şeyin farkında olduğundan bir haber yürürdüm yolda.

Babam hasta olduğu zamanlarda, aylarca yanlarında kaldığım günlerden birinde. Arka balkona çıkmış karanlıkta oturup annemin gelmesini beklerken yanıma gelip "Ne yapıyorsun sen burada" demişti. Annemi beklediğimi söylediğimde uykum gelene kadar balkonda benle oturup beklemiş bir yandan bulmaca çözmüştü.

Üzgün olduğum zamanlarda ıslık çalan bir sesle, "devirme o gözlerini öyle psejeji seni" derdi. Ah güzel adam, babamdan öte, canımın içi, beni bugünlere getiren insan bugün seni daha da çok özledim. Umarım mutlusundur, iyisindir.

Ve bu yazımı okuyorsan canım dedem, bu gece lütfen rüyama gel sana anlatacağım çok şey var...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder