25 Aralık 2016 Pazar

Uğultulu Tepeler


"Dolambaçlı, rüzgarlı çalılıkların ardında
Yeşilliklerde yuvarlanır düşerdik.
Bir huysuzluğun vardı, benim kıskançlığım gibi
Fazla sıcak, fazla doyumsuz.
Beni nasıl terk edebildin?
Sana sahip olmaya ihtiyacım olduğunda

Senden nefret ettim, ama seni sevdim de 

Gecede kötü rüyalar 
Kavgayı kaybedeceğimi söylediler 
Uğultulu tepelerimi ardımda bırakıp 

Oh bu kararıyor, yalnızlaşıyor 
Senin diğer tarafında 
Çok özledim, yerimi buldum 
Sensiz düşüyorum 
Aşka geri döndüm, zalim Heathcliff 
Benim tek rüyam, tek sahibim 

... "


Saçma sapan çevirilerin en güzeli, şu aralar dinlediğim tek şarkı.

Birini silmeniz gerektiğinde ruhunuz kanaya kanaya yapacaksınız. Tek bir kelimenize bile değer vermeyen bir insanı nasıl hayatınızda tutmaya devam edebilirsiniz ki. Terk edilmeyi hak ettiyseniz hak etmişsinizdir ve buna isyan etmeye de yüzünüz olamaz. Zaten biri gitmişse sizden, sizi yeterince tanımamış ve yeterince sevmemiştir. Gerçekte şudur; kimse sizi kendinden daha çok sevememiştir ve önemli olanda insanın önce kendini sevmesidir ki karşısındaki insanı sevebilsin.

Hayatınıza giren ve çıkan her kişi de ayrı ayrı özeldir aslında. Hepsi size apayrı bir acı ve apayrı ders verir. Acı çekmek bir kaçış değil, düşlerine inanmaktır, böylece gerçekleşmeyen her düş acıyla yeni bir umut getirir. 



Mesela yağmurlu havaları sevmez bir çok insan, ben ise yağmuru ve sisli havaları daha olumlu bulurum. Çünkü siyahın zıttı her zaman beyazdır. 

Teoman'ın da dediği gibi;

"Aynaya bakmam 
Kendimi bilmem 
Hayat acıtınca 
Dünyayı sevmem 
Ne yazık ki tek tabanca 
Serseri doğdum 
Serseri öleceğim..."

Her zaman kapıları kapar ardımıza bakar üzülürüz. Sonuna kadar üzülmek önemlidir, dibinde kalacak bir damla bile bulamayacağınız noktaya kadar. 

Sadece kendinizi sevince, onu daha çok sevecek olmanızdan asla korkmayın. Bırakın bu gerçeği sadece siz bilin uzaktan da olsa sevmek, insanı asla pişman etmez...

Ve son olarak;

"sarhoş olsak ya, 
kimiz unutsak ya,bulut olup iç içe 
bardaktan boşalsak ya sarhoş olsak ya 
tek vücut olsak ya 
yüksek doz aşk alıp burda mutlu ölsek ya 
yıllar önceydi, 
çok da güzeldi şimdi düşününce 
benimsin demiştim 
ben de senin 
renkli rüyalar otelinde 

kapıları çalmıştım 
cevapsız savrulmaya 
hiç atmayan kalpleriyle insanlara 
ama sen farklısın 
dedim,dedin ki sense 
'dikkat et sadığımdır sadece 
KENDİME!' "

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder