23 Nisan 2017 Pazar

Denizde Tek Taş

"Tamam bekliyorum, geldik mi? Gözlerimi şimdi açmalı mıyım?"

Boğaza karşı açan tonla çiçek ağaların sırtında, derisi solmuş gökyüzü. Islanmak üzere olan bir şehir. Yalandan mutluluk yaşayan bir kız. Üstü kapalı bir evlilik teklifi. Olup biten her şeye hazırlıklı bir ruh.

"Şimdi sarhoş muyuz, yoksa tenini beynime kodlamaya zorlayan bir sen mi görüyorum."

"Bir sen kadar ben var karşında, dağılmış bir hayat. Olsun zaman derler ya arkadaşın bir üstü sevgilinin bir altı."

"Dur, bu dizi reklam yapıyor. Dinle."

"Bir kaç eksik var ama, sen beni dinle asıl. Belki evlenirsek istediğin yeri seçersin, taşınırız ve o zaman hayat düzene girer. Ben sanırım seni seviyorum.."

"Sevdiğin için sadece teşekkür edebiliyorum. Güldüğüme bakma neden sevdiğini anlamaya çalışıyorum. İnanmak isterdim."

"Tepeden denize bakıyoruz. Gökyüzü dumanlı, kucağında yaralı bir kedi ve kahven. Beni sakinleştiriyorsun ve bir kaç ilham."

Bazen körü körüne inanmayı seçer kalp, ve bazen inanmamak için mantıktan geleni yapar.

"Sigara içmek için can atıyorum ve bir bardak çay, susadım."

"Eyvallah abi, çaylar önden."

Anı yaşamak güzeldi ve an her zaman güzeldi, ne geçmiş ne gelecek hepsi çok uzakta kaldı.

"Artık acı için yazma, bu çok tehlikeli. Boşver dergileri. Saçını atsana fotoğrafını çekiyorum."

"Sabah sabah yeter, ver ben çekeceğim."

Gülün ucundan sarkan, yüzler sizde gülün bu sefer. Ne geçmiş anlara üzül ne de gelecek günlerin heyecanına kapıl.

Bir kase puding ve niğde gazozu gül ulan !


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder