16 Haziran 2017 Cuma

İsimsiz

"Gördüğüm onun gözleri miydi? Yoksa bir şeytan ile baş başa mı kalmıştım, kendime sormadan edemiyordum. Son nefesimi vermek üzereydim ve ne olursa olsun beni sevmemiş olacağını asla düşünmemiştim. Aşık olduğum o derin, okyanus bakışlı gözlere son bir kez daha baktım. 

Bedenimin zayıflamaya başladığını anlamıştım, ona karşı direnemiyordum. Duvardaki yansımamıza takıldı gözüm, tırnaklarımı kollarına geçirmiştim. Hızlı bir ölüm olması için yalvarıyordum. 

İşte o anda, yıllar sonra gözlerinden akan tek bir damla ile ruhuma karışmayı yeniden başarmıştı.."





Sonunda bir anda karar vererek içine sürüklendiğim kitabın ilk satırlarını, sayfalara kazıdım. Tüm gece, senaryomun iki ana karakterini kaleme alıp canlandırdım. Haftalardır sürdürdüğüm psikolojik analizler ve araştırmalar sonucu işte Mila ve İsimsiz Katilimiz (daha ismine kadar veremedim.) Berbat çizimim sonucu ortaya ancak çıkan canım karakterler...

Canımız yavru kedimiz Mila'dan esinlenmeme neden olan isim annesi Büşra hanıma teşekkür ediyorum..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder