19 Haziran 2017 Pazartesi

Red Lettuce Who ?



"Kanka bisikletimi 1 ay sana vereyim steam de senle Cs: go paylaşmama izin verde oynayalım artık..."

Her şeyi bir kenara atıp sabahın ilk ışıklarına kadar oyun başından kalkmadığım zamanlara geldik. Şükürler olsun ki daha DOTA'ya başlamadım. (az kaldı, yalan)

Oyun sektöründe büyük bir kültür şoku yedik, Rainbow Six Siege'den tut Pubg'ye kadar her türlü fps oyunun içine sürüklendim.

"Bir dakika kadınlar genelde sevmez, çok şaşırdım şuan !"

Yeter arkadaşım, biz kızlar da oyun oynuyoruz, hem siz oyunlarda kadın karakterleri alıp terör estirirken bir sıkıntı yok ama oynayan online bir kadın görünce vay anam vay.

Yeni plan yükleniyor...

İyi bir oyun bilgisayarı, mükemmel bir ses sistemi bastır yavrum. Biraz edebiyat biraz oyun, karakalem desen var. Açın yayınları açın, Red Lettuce nick i ile yeni bir dönem başlıyor. Her şeyden biraz öğrenmeli insan, geçen hafta da Hack olaylarına ilgim başlamıştı. Bir de kimya okuyorum, konserden konsere koşmaya başlıyoruz. İşe de girdim atom parçalayacağız, nükleer santralleri istemezken içine düşeceğiz. İş yerine bisikletimi götürüp reaktörler arasında gezip, son durak olarak balıklı havuzda bir sigara yakacağım. Ne de olsa çocukluğumun geçtiği yerde çalışıyorum biraz keyif lazım.

5 tane defter bitirdim, 125 küsur yazı. Bir de okul bitseydi keyfinden yenmezdi ancak az kaldı. Kafamda çok düz bu aralar bir boşluk bulup güzelleştiremiyorum. Kız Celaleddin Rumi diyor, başına Mevlana'yı getiremiyorum. Tiyatrocu ol diyorlar, senaryo yazacağım diyorum.

Gözlem  yapıyorum bolca, çıkıyorum kahve içmeye. İnsanların kahve içerken, sohbet ederken ki el hareketlerinden gözlerini kırpmalarına kadar her şeyi inceliyorum. Kaleme alıyorum ruhları ve yeni yok olmuş dünyalar can buluyor sayfalarda.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder